Günün Sözü: "Üniversitenin yetiştirdiği gençliğin “vatana millete hizmeti” de iktidar şakşakçılığından değil, iktidar tasarruflarını tartışma, eleştirme, sorgulama yetkinliğinden çıkar. Üniversitenin siyasi iktidarın “5’inci kolu” olmaya itmek de en büyük zararı o iktidarın kendisine verir."26.03.2018
Günün Sözü
"Sayılar akıl durdurucu. Hele milyonlara varan rakamlar söz konusuysa. Lütfen şunu da unutmayın: ölen her insan, bir başka insanın sevdiği biridir. Bu rakamlar analar, babalar, kocalar, karılar, oğullar ve kızlardır. Tek bir ölüm, bütün bir topluluğu etkiler; kolektif olarak ölümler tüm toplumu etkiler." 16.03.2018
"OHAL uygulamasının ivedilikle kaldırılması, hukuk devletine hızlı bir şekilde geri dönülmesi ve ifade özgürlüğünün yeniden tam ve eksiksiz olarak tesis edilmesi için çağrıda bulunuyoruz. Böyle bir adım Altan kardeşler ile Nazlı Ilıcak hakkında verilen kararların bozulmasına ve hızlı bir şekilde beraat etmelerine yol açacağı gibi, haksız yere tutuklu olanların da derhal tahliyesi ile sonuçlanacaktır. Ama bunlardan daha önemlisi, böyle bir adım Türkiye’yi tekrar özgür dünyanın onurlu bir üyesi hâline getirecektir."01.03.2018
“Suriye'li kardeşlerimize yardım ettiğimizden 200'den fazla yeni tip silahı denedik. Bugün birçok farklı yerden silahlarımızı satın almak için bize geliyor olmaları tesadüf değil, buna müttefikimiz olmayan ülkeler de dahil. Bugün askeri endüstri kompleksimiz ordumuzu gurur duyacağımız bir görünüme kavuşturdu.”26.02.2018
“Tüm dünya lanetlenmiş gibi, bu faciayı hareketsiz bir şekilde izliyor... Oysa, Dünya kamuoyu o kadar da güçsüz sayılmaz. BM Genel Kurulu, Güvenlik Konseyi müdahale edebilir...Ayrıca BM Suriye'deki savaş suçlarını yargılamak üzere bir uluslararası mahkemeyi görevlendirme hakkını kullanabilir. Bu, Suriye'deki savaşı bitirmeyecektir belki, ama savaşın mağdur ve faillerine, dünyanın durum karşısında çaresiz olmadığını gösterecektir.”23.02.2018
“Ahmet Altan, Mehmet Altan ve Nazlı Ilıcak’a verilen cezaları acımasız, haksız ve adaletsiz buluyorum... Bizi birbirimize bağlayacak şey hapishane korkusu ve hiç bitmeyen tehditler değil, barış ve düşünce özgürlüğüdür. Kıyıma ve haksızlığa uğrayan kamuoyunun kırk yıldır severek, tartışarak okuduğu bu değerli yazarlar değildir yalnızca... Bu ölçüsüz kararlarla zedelenen ve tükenen, toplumdaki adalet ve güven düşüncesi; demokrasi ve kanun nizam ile yönetildiğimiz inancıdır da... Bu temel duyguları kaybetmek bir milletin geleceğini zedeler... Cezalandırma ve hapse tıkma siyasetinden hükümet vazgeçmelidir. Bu kararın yeniden ele alınması lazımdır.”20.02.2018