Apaçık Radyo

Hikâyenin Sonu: COP31 | Sayı #9

25 Ağustos 2026

Fosil yakıt şirketleriyle komşunuzun Facebook’ta paylaştığı HAARP mesajının ne alakası var?

Büyük bir sel, orman yangını ya da olağandışı bir fırtına meydana geliyor. Ardından sosyal medyada tanıdık bir döngü başlıyor: Önce felaketin görüntüleri yayılıyor; bunların bir kısmının aslında daha önce yaşanmış başka afetlere ait olduğu ortaya çıkıyor. Ardından gökyüzündeki bir uçak izi, uzak bir askeri tesisin fotoğrafı ya da bağlamından koparılmış bir video dolaşıma sokuluyor. Çok geçmeden biri “Bu doğal değil” diye yazıyor; bir başkası HAARP’tan söz ediyor, bir diğeri bulutların kimyasallarla değiştirildiğini ya da afetin belirli bir bölgeye veya ülkeye yöneltildiğini öne sürüyor. Bütün bunlar, olayın ne olduğuna ve neden meydana geldiğine ilişkin güvenilir bilgiler ortaya çıkmadan çoktan yayılmaya başlamış oluyor.

Yakından incelerseniz bu anlatıların hepsi benzer türde bir belirsizlik üretirken,krizin sorumluluğunu tüketicinin ellerine bırakıyor. Mesela “etkiler abartılıyor”, “bu çözümler işe yaramaz”, “bu politikalar özgürlüğü kısıtlıyor” -ki özellikle Batı dünyasında çok ciddi karşılık bulan bir söylem bu- ya da “zaten dünyanın kendi döngüsünde iklim değişiklikleri var, bu çok anormal bir şey değil.”

İklim inkarcılığı komplo teorileriyle kol kola ilerlese de tabii ki iklim politikalarına karşı her yazılıp çizilen komplo teorisi değil. Bir politikanın pahalı ya da adaletsiz olduğunu veya işe yaramayacağını söylemekten çekinmemek gerek. Komplolarsa çoğunlukla bu itirazın arkasına gizli aktörler, gizli planlar ve tek bir merkez yerleştirerek tartışmadan ve çözümden uzaklaştırıyor bizi

Peki afetlerin gizli teknolojilerle üretildiği iddiasından iklim politikalarının özgürlükleri kısıtlayacağı söylemine kadar iklim inkârının değişen biçimleri nasıl ortaya çıkıyor ve yayılıyor? Rauf Kösemen ve Damla Özlüer Diğerkâm’da bu soruya ve iklim krizine dair komplo teorilerine ve bu söylemlerin iklim iletişimine etkilerine odaklandı.

2021’de yapılan ve 255 binden fazla metni inceleyen bir araştırmaya göre iklim krizi karşıtı iddialar beş ana başlıkta toplanabiliyor: Isınma yok; varsa da insan kaynaklı değil; sonuçları o kadar kötü olmayacak; çözümler hiçbir şeyi değiştiremez; bilime ya da bilim insanlarına güvenilmez.

Yani söylem değişse de vardığı yer çoğu zaman aynı: İklim krizinin ciddiyetini azaltmak, sorumluluğu başka yerlere taşımak ve eylemi geciktirmek.

COP31 yaklaşırken, onlarca farklı programda iklimi ve gezegenimizin geleceği için ortak eyleme geçmenin yollarını tartışmaya devam ediyoruz:

Benzer İçerikler

İklim krizine dair komplo teorileri
19 Ağustos 2026
Rauf Kösemen, Damla Özlüer
Hikâyenin Sonu: COP31 | Sayı #4
21 Temmuz 2026
Apaçık Radyo
İklim Simülasyonu ve En-ROADS
9 Temmuz 2026
Rauf Kösemen, Damla Özlüer, Pınar Öncel
  -     
Canlı Yayın
Şimdiki
Sıradaki
Sıradaki
Sıradaki