EGED Podcast
Sakat Muhabbet'te Alper Tolga Akkuş, Eğitimde Görme Engelliler Derneği’nden (EGED) Yasemin Tüney ve İbrahim Koç ile derneğin hak temelli çalışmalarını, erişilebilirlik faaliyetlerini ve EGED Cast’in engellilik alanındaki podcast üretimlerini ele alıyor.
Alper Tolga Akkuş: Merhaba. Apaçık Radyo’ya, Sakat Muhabbet’e; sağlamcı zihniyetin kör topal muhalifine hoşgeldiniz. Ben Alper Tolga Akkuş ve bugün 19 Ağustos 2026 Çarşamba.
Bu hafta iki konuğum var. Geçen hafta iki ayrı bölgeden konuk almıştım: İzmir ve Erzurum. Buna bu hafta da devam ediyoruz. Yine İzmir’deyiz ama diğer taraf Tokat olacak. Ben de Mersin’deyim.
Bu hafta EGED Podcast ekibinden iki konuğum var. Şöyle bir güzellik oldu: Daha birkaç gün önce ben, Sakat Muhabbet yapımcısı olarak onlara konuk olmuştum. Hemen, “Siz de bize konuk olun,” dedim. Şimdi de ikisi benim konuğum oldu. Yasemin Tüney ve İbrahim Koç konuklarımız. Nasılsınız, iyi misiniz? Hoşgeldiniz.
İbrahim Koç: Hoşbulduk. Teşekkür ederiz, iyiyiz. Sizler de iyisiniz umarım.
A.T.A.: Çok iyiyiz. Sağolun. Benim bir ilk sorum var, hep böyle başlıyorum Sakat Muhabbet programına: Siz kimsiniz, bugüne kadar neler yaptınız ve bir sakatlığınız bulunuyor mu?
İbrahim Bey izninizle önce söz hanımların deyip Yasemin Hanım'dan cevap alalım. Yasemin Hanım söz sizde, buyurun.
Yasemin Tüney: Ben görme engelliyim. Meslekte 17. yılımı çalışacağım. Öğretmenim. Bunun dışında bir kızım var. Başka da şu an için söyleyebileceğim bir şey yok.
A.T.A.: Teşekkür ediyorum. İbrahim Bey, sizden de alalım yanıtı.
İ.K.: Evet, İbrahim Koç. Tokatlıyım. Sosyal bilgiler öğretmeniyim. 16 yılı bitirdim. Tokat’ta yaşıyorum. Doğuştan görme engelliyim. Körler Okulu’nda, mezun olduğum okulda çalışıyorum.
Aynı zamanda yedi yıldır, ilk zamanlarda pasif de olsa, sivil toplum kuruluşunda hak mücadelesi vermeye ve hak temelliliği yaygınlaştırmaya çalışıyoruz.
A.T.A.: Yasemin Hanım, siz de öğretmendiniz galiba, onu belirttiniz mi?
Y.T.: Belirttim ama tekrar belirteyim, 17 yıllık bir Türkçe öğretmeniyim.
A.T.A.: Siz peki öğretmenliği yaptığınız yer normal okul mu, körler okulu mu?
Y.T.: Evet, normal bir okuldayım. Körler Okulu'nda değilim, normal bir okuldayım. Yani görenlerin - normal demek hoşuma gitmedi. Gören çocukların eğitim gördüğü bir okuldayım.
A.T.A.: Sağlamcılık içimizde var. Ben de bazen bu şeye düşüyorum ama sağlamcılık herkeste olan bir şey. Onu bir şekilde çözmeye çalışıyoruz, elimizden geldiği kadarıyla.
Şimdi bir dernek dediniz. O da Eğitimde Görme Engelliler Derneği. Dernek hakkındaki bilgileri de bu sefer sırayı değiştirerek önce İbrahim Bey’den alayım. EGED hakkında bilgi verir misiniz İbrahim Bey bize?

Eğitimde Görme Engelliler Derneği (EGED)
İ.K.: Öncelikle 2013 yılında, hak temelli bakış açısına sahip genç görme engelli üniversite öğrencileri tarafından kuruldu. Tabii üniversiteyle sınırlı kalmadı.
Daha sonra eğitim camiasında bulunan bütün görme engellilere hitap etmeye başladı. Yani üniversite olsun, Millî Eğitim çatısı olsun, onun dışı olsun... Sadece öğrencileri, eğitim alanları değil, eğitim verenleri de kapsamaya başladık. İşte görme engelli öğretmenler olsun... Hatta görme engelli öğretmenlerin sorunları ve çözüm önerilerine yönelik üç farklı çalıştayımız oldu; ikisi yüz yüze, biri çevrim içi olacak şekilde.
Hak temelli mücadeleyi sadece eğitimle de sınırlı bırakmadık. Araçlardaki sesli anonslar gibi tüm erişilebilirlik çalışmalarına dâhil olmaya başladık. Hak temelliliğin kapsadığı her alanı kapsamaya başladık. Uluslararası çapta kapsayıcı çalışmalar yürüten büyük örgütlerle de iş birliği yapmaya başladık. Yeri geldi destek aldık, almaya da devam ediyoruz. Buna bağlı olarak çeşitli seminerler, çalıştaylar düzenledik.
Görme engellilerin aşina olduğu her şeyi gündeme taşımaya çalıştık. Podcastlerle de bir şeyler yapmaya çalıştık yani insanlara anlatmak istediğimiz şeyleri aktarmanın yeni, etkili ve güzel bir yoluydu.
Bunun dışında, Temmuz ve Ağustos ayları hariç yani okul sezonunda aylık değerlendirme toplantıları yapıyoruz. Engellileri, özellikle de görme engellileri ilgilendiren konularla alakalı; sağlamcılık olsun, hak temelli bakış açıları olsun, spor salonlarının erişilebilirliği olsun, körler okullarının durumları olsun... Birçok konuda tecrübesi olan herkesin serbest kürsü formatında konuştuğu aylık değerlendirme toplantıları düzenliyoruz.
Yani kısacası Eğitimde Görme Engelliler Derneği, görme engellilerin eğitim başta olmak üzere diğer tüm erişilebilirlik alanlarındaki ihtiyaçlarına yönelik; hak temellilik, kapsayıcılık ve evrensellik çerçevesinde faaliyet yürüten Ankara merkezli bir dernek.
A.T.A.: Şimdi Yasemin Hanım'a sorayım aynı soruyu; siz ne zamandan beri EGED içindesiniz Yasemin Hanım? Onu bilgisini sizden alalım isterseniz.
Y.T.: Ben 2013 yılından beri yani EGED bir mail grubu olduğu zamandan beri içindeydim. Ama aktif bir şekilde EGED’in içinde olmam hemen hemen 2023 sonu, 2024 itibariyle oldu. Çünkü araya evlilik, çocuk falan girdi. O yüzden her zaman takip etmek mümkün olmadı. 2013 ile 2017 aralığında daha sık ilgilenebildim. Fakat 2017'den sonra kızımın olması sebebiyle uzaklaştım. Ta ki 2023 sonu, 2024'e kadar. Sonra başlayış o başlayış.
Şu anda da Eğitimde Görme Engeller Derneği'nin İletişim, Etkinlik ve Farkındalık Komisyon Sorumlusuyum.
A.T.A.: Sorularım olacak EGED'e dair ama ortalara bir yere geldik. Bu orta kısımda müzik paylaşıyoruz Apaçık Radyo'da ve ben seçimi konuğa bırakıyorum. İkinizden kimin seçeceğini de kayıttan önce anlaştık zaten. Yasemin Hanım'ın bir önerisi vardı ve İbrahim Bey de kabul etti sağolsun.
Yasemin Hanım buyurun ne dinliyoruz?
Y.T.: Orson Welles, “I Know What It is to Be Young”.
A.T.A.: Sakat Muhabbet devam ediyor. Bu hafta konuklarım Eğitimde Görme Engelliler Derneği, kısa adıyla EGED’den Yasemin Tüney ve İbrahim Koç.
İlk bölümde kendilerini tanıttılar, EGED hakkında bilgi verdiler. En son Yasemin Hanım söz aldığında EGED’in İletişim Komisyonu’nda olduğunu söylemişti.
Yasemin Hanım, o zaman bir şey sorayım size: EGED’in komisyonları ve organizasyon şeması hakkında bilgi verir misiniz?
Y.T.: EGED’in iki büyük organı var. Birisi çalışma komisyonları, diğeri il temsilcilikleri.
İl temsilciliği derken, 81 ilin tamamında temsilciliğimiz yok elbette. Ama “Ben EGED’i temsil edebilirim,” diyenlerin bulunduğu tüm illerde temsil edilmeye çalışıyoruz.
İl temsilciliklerinin amacı genel olarak il veya yöre bazındaki sorunları hak temelli bir şekilde çözebilmek ve birlikte paylaşımlar yapabilmek. Çünkü il bazında yüz yüze gelmek daha kolay, takdir edersiniz ki. Yüz yüze bir araya geliyor, etkinlikler yapabiliyoruz. Tabii ki bölgemizin sorunlarıyla ilgili hak arama çalışmalarımız da olabiliyor. İl temsilcilikleri genel olarak bu şekilde çalışıyor.
Çalışma komisyonlarının da çeşitli alanları var. Biz bir eğitim derneğiyiz. Bu yüzden Eğitim Komisyonumuz ve Öğretmenlik ve İstihdam Komisyonumuz var. Tabii ki hukuk işlerine bakan bir komisyonumuz da var.
EGED aynı zamanda uluslararası çalışmalar yürüten bir dernek. O yüzden Uluslararası İşler Komisyonumuz var. Sanat Komisyonumuz var. Yakın zamanda, ekim ayında İzmir’de bir festival düzenleyecekler. İletişim, Etkinlik ve Farkındalık Komisyonumuz var. Bir de Bilişim Komisyonumuz var.
Bu komisyonlar, adlarını aldıkları alanlarda çalışmalar yapıyor ve yine takipçilerimize ve üyelerimize farkındalık kazandırıyorlar. Derneğin bu alanlardaki gelişimi bu komisyonlara emanet diyebilirim.
A.T.A.: Teşekkür ediyorum. O bahsettiğiniz müzik etkinliğini ben de siteye baktığımda görmüştüm. Uluslararası Görme Engelliler Müzik Festivali olacak.
İbrahim Bey’e şunu sorayım: EGED’e üye olmak için öğretmen ya da eğitimci olmak şartı var mıdır? Sadece eğitimci olanlar mı EGED’e üye olabilirler, İbrahim Bey?
İ.K.: Üyelik, üye olmak isteyen herkese açık. %90-95 ihtimalle, doldurulan üyelik formlarını da zaten olumlu kabul ediyoruz.
Y.T.: Bu arada Alper Bey, özür dilerim, Proje Komisyonu’ndan bahsetmeyi unuttum. EGED’in çeşitli projeleri var. Sonuçta bu projeler sayesinde gelir elde ediyoruz. Bu nedenle Proje Komisyonumuz da oldukça önemli. Bunu eklemeyi unuttum. Teşekkür ederim.

EGED Podcast
A.T.A.: Şimdi dinleyicilere şunu da açıklayayım. Tabii kayıt alıyoruz, kaydı dijital ortamda gerçekleştiriyoruz. İbrahim Bey’in, bağlantısıyla da alakalı galiba, sesi bazen değişiklik gösteriyor.
Dinleyicilere onu da buradan açıklayalım ki dinlerken size de yansıyacaktır. Biz de tam olarak neden kaynaklandığını çözemedik. Bunu özellikle dinleyenlere söylemiş olayım.
Peki, ben bugün sizinle niye konuştum? Aslında başta söyledim. EGED’in birçok komisyonu, birçok bileşeni, birçok organı var. Bir de İletişim Komisyonu’nun podcast alanı var.
Siz de beni en son bölümde konuk almıştınız. Kariyer üzerine konuşmuştuk çünkü EGED Podcast’te de birçok bölüm var ve ben de oraya konuk oldum.
Hatta Spotify’da EGED Podcast değil, “EGED Cast” diye geçiyor. Bana da o sayfayı göndermiştiniz, sağ olun.
EGED Podcast ile ilgili sözü ikinizden hangisi almak isterse ona bırakayım. Ne zaman başladı, ne zamandır yayın yapıyor? Yayın ilkeleri neler, neler düşünüyorsunuz?
İbrahim Bey veya Yasemin Hanım, söz ikinizden birinde. Siz belirleyin. İkinizden de cevap alacağım zaten; sırayla söylerseniz sevinirim.
Y.T.: Ne zamandır yayınlanıyor? Sanırım 2019 veya 2020’den beri. Yani tam olarak yıl söyleyemeyeceğim ama özellikle son dört yıldır, belki 2022’den beri, hemen her konuda podcastler çektik biz.
Benim sizi konuk alma nedenim de engellilik bağlamında içerik üretiyor olmanızdı. Hem de bunu sadece tek bir engellilik alanıyla değil, çeşitli engellilik alanlarıyla ve çeşitli meslek gruplarıyla yapmış olmanızdı. Hatta engelli olmasa da engelliliğe dokunmuş kişilerle de programlar yapmış olmanızdı. Bu nedenle sizinle yaptığım kaydı açıkçası çok önemsiyorum.
A.T.A.: Umarım sizin için yeterli olmuştur. Kaydımızı zaten sizinle daha önce yaptık, bayağı uzun konuştuk.
İbrahim Bey’e de EGED Podcast’in kendisi için önemini ve podcast kapsamında neler yaptığını sorayım.
İ.K.: Ben daha çok Ses Verenler serisi için çalıştım. Biz podcast’e dönünce, uzaktan etkinlikler zamanında Ses Verenler serisini başlatmıştık ama aslında sadece bir bölüm yapabilmiştik. “Çekebilmiştik” demeyeyim çünkü serbest kürsü gibiydi. 2021’deydi.
Üç yıl sonra bir arkadaşımız bunu podcast’e taşımak istedi. Filmlerde, radyo tiyatrolarında, Storytel’de, sesli kitaplarda ve reklamlarda duyduğumuz, aşina olduğumuz birçok sesi konuk etmeye çalıştık.
Aslında sadece dublaj sanatçıları da değil; kullandığımız ekran okuyuculara sesini veren Gül Selçuk veya izlediğimiz sesli betimlemeli filmlerin betimlemelerini yapan Emine Kolivar; yine dublaj sanatçılarından Hümay Güldağ, Alper Develioğlu, Faruk Akgören, Şebnem Ünaldı...
Yine yanlışsam Yasemin beni düzeltsin; onun çektiği, sunucu Nihan Cabbaroğlu gibi isimlerle podcastler yaptık. İki tanesini de ben çektim. Tabii orada da böyle heyecanlıydım. Onun için kelimeler bazen manasız gibi dökülebilir. Dinleyicilerin de, sizlerin de affına sığınıyorum.
İki podcast’i de 2024 yılının Ekim ayında onlarla çekmiştik. Heyecanı yenmek için iyi bir idman oldu diyebilirim benim için.
A.T.A.: Şimdi İbrahim Bey, EGED Cast’in “Ses Verenler” bölümünden bahsetti ama EGED Cast’in birçok başka serisi, birçok farklı konusu var.
Apaçık Radyo’da birçok program olduğu gibi, EGED Cast’in de farklı serileri var aslında. Bu serilerin neler olduğunu da sizden alabilir miyiz Yasemin Hanım?
Y.T.: Ay, ben ama hepsini nasıl sayacağım, bilemiyorum. Unuttuğum olursa ve programı dinleyenler arasında o serileri takip edenler varsa lütfen affetsinler.
Kampüs Söyleşileri'miz var, Kesişim var, Kariyer Öyküleri var, Ses Verenler var. Yeni başlattığımız, engellilik bağlamında içerik üretenleri konuk ettiğimiz bir serimiz var. Kurucu Başkanımız Emre Taşgın ile kendisi avukat olan Bayram’ın birlikte yaptıkları Çözüm Meydanı diye bir seri vardı. Birlikteyiz var... O kadar fazla ki.
A.T.A.: Bu programlarda da aslında bazı kişilere yetki verdiniz galiba. Onlar sürdürüyorlar. Doğru mu anladım?
Y.T.: Hayır, aslında tam olarak öyle değil. Ama bizde bir işi gönüllü olarak başlatan kişi devam ettirir. Bazı serilerde ise kişi, “Ben bölüm çekmek istiyorum,” diyor. Biz de “Çek,” diyoruz. Bu şekilde ilerliyor.
Mesela insanların yurt dışındaki deneyimlerini anlatmaları için de fırsat verildi. “Yurt Dışında Yaşam ve Eğitim Deneyimleri” diye bir serimiz oldu. Yani hemen her alanda hazırlanmış bir podcast arşivimiz, serimiz var.
Öğretmenlikle ilgili de serilerimiz oldu. Hangi birini sayayım? İnanın unutuyorum. “Adım Adım Öğretmenlik” var mesela. Gerçekten çok fazla. EGED Cast’e girdiğinizde aradığınız hemen her şeyi bulabileceğiniz seriler var. Hepsi de uzun uzun hazırlanmış, gerçekten büyük emek verilmiş seriler.
Bugüne kadar emeği geçen herkese, sizin programınız aracılığıyla, eğer dinlerlerse teşekkür etmek istiyorum.
A.T.A.: Takriben kaç kişi var bu cast çalışmalarında görev alan, kayıt yapan? Tam olarak bilmiyor olabilirsiniz ama yaklaşık kaç kişidir?
Y.T.: Şimdi bir kere hep aynı kişiler görev almıyor.
Mesela demin de söyledim; “Ben böyle bir seri çekmek istiyorum,” diyor. Komisyonumuzda yine Cast diye bir çalışma grubumuz var. Burada konuşuluyor. Eğer herkes fikir birliğine varırsa bu şekilde seriyi başlatıyor.
Bazen tek kişi olarak başlıyor. Bazen ona yardımcı olmak, bölümler çekmek isteyenler oluyor. Sonra bir seriyle yetinmeyip birkaç seri çeken, ondan sonra artık bu işlerle çok fazla ilgilenmeyen arkadaşlarımız da var. O yüzden size ortalama bir sayı veremem. Çünkü çok fazla insanın emeği var.
Bir de bu işe sadece program yapanlar olarak bakmayın. Gelen konuklar da var. O yüzden, düşününce, oldukça kalabalık bir ekibiz. Şu anda bu castlerle ilgili bölüm çekenlerin hepsi bir araya gelse oldukça kalabalık oluruz.
A.T.A.: Yani “Ben cast çekmek istiyorum,” diye size geliyorlar ya; aslında Apaçık Radyo’da da “Ben program yapmak istiyorum,” diyenlerin başvurabileceği bir bölüm var sitesinde. Oraya herkes başvurabiliyor. Çok benzer bir yapı aslında.
Şu an sizden anladığım kadarıyla EGED Cast’in de Apaçık Radyo’nun yapısına benzeyen bir tarafı var.
Y.T.: Sadece üye olmak gerekiyor. Çünkü komisyonlarda ve komisyonların çalışma gruplarında yer alabilmek için EGED üyesi olmamız gerekiyor.
EGED Cast Yorumu ile Sakat Muhabbet
A.T.A.: Yavaş yavaş sonlara geliyoruz. Peki, Sakat Muhabbet’i takip edebiliyor musunuz? Bir EGED Cast emekçisi olarak Sakat Muhabbet’i değerlendirmenizi rica edeyim sizden.
Y.T.: Ben zaten Sakat Muhabbet’i Mihriban Boyacı aracılığıyla duydum. Dediğim gibi, “Engellilik Bağlamında İçerik Üretenler” serime devam edebilmek için farklı seslere ihtiyacım vardı. Mihriban sizi önerdi. Programın herhalde 20 bölümünü falan dinlemişimdir, kalanları da dinleyeceğim.
152 bölüm çekilmiş. O kadar vaktim olamadı. Öğretmenim ve aktif olarak derslere girdiğim için hepsini dinleme fırsatı bulamadım.
A.T.A.: Cast yaptığınız için aslında aynı mecrada üretim yapıyoruz.
O anlamda Sakat Muhabbet için de “Şu da olsa, bu da olsa” dediğiniz, eklenmesini ya da farklı yapılmasını önereceğiniz şeyler var mı?
Y.T.: Ben öncelikle bakış açınızı çok beğeniyorum. Sorularınızı gayet rahat bir şekilde soruyorsunuz. Bütün konuklarınızla yaptığınız programları dinlerken, sanki bir arkadaşımla sohbet ediyormuşum sıcaklığını hissediyorum.
Kişi birazcık çenesi düşükse, benim gibi, fazlasıyla konuşuyor. Kendini rahat bir şekilde ifade edebiliyor.
Dediğim gibi, sizin sakatlığa bakış açınızı çok sevdim. Lafı eğip bükmeden sormanızı beğendim. Bir eleştirim olmadı.
Yine olumlu bir şey söyleyeceğim; eleştiri olmuyor tabii, çünkü olumlu bir şey.
A.T.A.: Geri dönüş diyebiliriz.
Y.T.: Olumlu bir geri bildirim olarak da konu ve konuk ağınızın zenginliğini söyleyebilirim. Hiç bilmediğim engel türleriyle tanıştım ve büyük ihtimalle sizin sayenizde tanışmaya da devam edeceğim.
A.T.A.: Sakat Muhabbet’te bu hafta EGED, Eğitimde Görme Engelliler Derneği’nden iki konuğum vardı: Yasemin Tüney ve İbrahim Koç.
Şimdi son sözlerinizi almak istiyorum. Sırayı değiştireyim, son söz hanımlarda olsun. Önce İbrahim Bey, ardından Yasemin Hanım. Son olarak söylemek istediklerinizi alabilir miyiz?
İ.K.: Gerek sanatsal faaliyetlerle, gerek farklı sosyal faaliyetlerle, gerekse düz anlatımla, yazıyla, konferansla yani her türlü sağlamcılığa ya da ötekileştiriciliğe karşı hak temellilik, kapsayıcılık, evrensel tasarım ve erişilebilirlik bilincini yaygınlaştırmak için hep birlikte elimizden geleni yapalım.
A.T.A.: Çok çok sağolun İbrahim Bey. Yasemin Hanım sizin son sözleriniz var mıdır?
Y.T.: Son sözüm şu: Engelli ya da engelsiz fark etmeksizin, ayrımcılığa “dur” diyebilmek için birleşmek lazım. Sesimiz ancak bu şekilde gür çıkabilir, diyorum.
A.T.A.: Çok çok sağolun, konuk olduğunuz için. Yasemin Tüney ve İbrahim Koç’tu konuklarım.
Dünyanın bütün sakatları, eğleşin!
Haftaya görüşmek üzere, hoşçakalın.
Benzer İçerikler
Gostil Sağlamcılık Ödülleri 2026
Alper Tolga Akkuş
2024 Gostilleri
Murat Kefeli
"Hoşgeldin Apaçık Radyo"
Ilgın Aydınoğlu
Eşit, Erişilebilir, Engelsiz Kentler Raporu
Engin Yılmaz