Kriz zamanlarında kent bahçeciliği
Kent-aşırı sohbetlere yer verdiğimiz Yerden Yüksek'te bu haftaki sorumuz: Kent kendi gıdasını üretebilir mi?
Alışveriş alışkanlıklarımızın değiştiği, temiz gıdaya erişimin zorlaştığı, süpermarketlerin potansiyel yayılım alanlarında dönüştüğü bugünlerde tabağımıza koyduğumuz yemeğin yolculuğu tüm adımları ile bizi her zamankinden biraz daha fazla ilgilendiriyor. Yetiştirdiğimiz gıdayı yemeye duyduğumuz özlemin bir karşılığı olup olmadığını merak ediyoruz.
Kent bahçeciliği kentin hafızasında köklü ancak tehdit altında bir pratik olsa da, kriz anında kentte gıda üretimini yeniden düşünmek tarihin farklı dönemeçlerinde tekrarlayan bir durum gibi görünüyor. Yerden Yüksek'te bu hafta Birinci Dünya Savaşı ve İkinci Dünya Savaşı sırasında, devletler tarafından bir savunma ve kalkınma stratejisi olarak geliştirilen "Victory Garden"ları, Saraybosna kuşatmasında kurulan kent bostanlarını, Büyük Buhran sırasında ve Yeni Zelanda depremlerinde geliştirilen kent bahçeciliği pratiklerinin iyileştirici gücünü konuşuyoruz. 2020 İstanbulu'nun mahalle arası seyyar satıcı seslerinden, 1941 Britanyası'nın kent bahçeciliği propaganda reklamlarının seslerine uzanıyoruz.

Benzer İçerikler
Pandemi ve ötesi: Gıdaya erişimde alternatif ağlar
İrem Aksu
Krizlere karşı kentlerin direnci nasıl artırılabilir?
Fırat Karakurt, Bediz Yılmaz
Mutfak: Bir Hafıza Merkezi
İrem Aksu
Göçler, Kentler ve Mutfaklar
İrem Aksu