Ömer Madra
-
Aa
+
a
a
a
08 Nisan 2003
Gazetecilerin kaldığını herkesin bildiği, koordinatları çok iyi bilinen ünlü Filistin Oteli'nin 15. katındaki Reuters bürosunu tank topçusunun yerden açtığı ateşle yerle bir etti.
07 Nisan 2003
Bu savaşın en büyük ve henüz yanıtlanmamış sorusu kimin ölüp kimin kaldığı. Uluslararası Kızılhaç Örgütü, hastanelere gelen yaralıları artık sayma imkânı kalmadığını resmen açıklamış bulunuyor.
04 Nisan 2003
Aklınıza gelen ya da gelmeyen tüm analojileri rahatlıkla gündeme sokabileceğiniz zamanlardan biri...
03 Nisan 2003
Tezkere nedeniyle gerilen Türk-Amerikan ilişkileri, ABD Dışişleri Bakanı Powell'ın Ankara gezisiyle normale döndü. (Hürriyet) "Türkiye koalisyonda" başlığı ile bir başka gazetenin verdiği aynı konudaki haberde de şöyle deniyor: İki bakan ortak basın toplantısı düzenledi.
02 Nisan 2003
Dün, 21. yüzyılın ilk büyük sömürge savaşı devam etti ve 12. gününü tamamladı... Saldırgan Amerikan ve İngiliz orduları, misket-salkım-papatya-biçici bombaları füzeleri ve makineli tüfekleriyle katliam yaptı...
01 Nisan 2003
Muhtemelen, Hürriyet muhabirinin başka bir fotoğraf muhabirine bu erkeksi pozu vermesinden birkaç gün önce Irak'ın bir başka bölgesinde, Batı çölündeki Rutbah'ta bir çocuk hastanesi Amerikan savaş uçaklarının bombaları altında yerle bir ediliyor, doktorlardan biri de bu sahneyi gören Amerikalı barış
31 Mart 2003
Yokettikleri ırkın silâhının adını çalıp oraya buraya yanlışlıkla saçtıkları füzelerinden kalan parçaları devşirmeye gelen ABD ordusuna mensup bir teknik heyetin o güzelim ciplerine Şanlıurfa'nın Dağyanı köylüleri yumurta ve taş atarak zarar vermişler.
28 Mart 2003
Olaylara ilâhi güçlerin yardımını karıştırmak bizim işimiz değil. Onu Bush'gillere –yani Taliban'ı bile sollayan köktendinci Bush yandaşlarına– bırakalım isterseniz.
27 Mart 2003
600,000 insanın yaşadığı Basra'yı "askeri hedef" ilân etmesi, şanlı şerefli tarihi ile övünmeyi pek seven "yiğit" Britanya ordusu için bir utanç belgesi oldu. "Bu kelimeleri merkez medyada ne okuyabilir, ne de seyredebilirsiniz," diyor büyük gazeteci Pilger, "Altı Günlük Utanç" başlıklı yazısında.
26 Mart 2003
Bağdat'ta dükkânların bulunduğu kalabalık bir merkeze (Şahab) iki füze atılmış ve sivil halktan en az 15 ölü, en az 30 yaralı olduğu bildiriliyor.
25 Mart 2003
Korkunç masallar gibi aslında: Suyun başını devler tutmuş! İstasyon, Amerikan ve İngiliz birliklerinin kontrolü altında. Basra'yı kuşatan Amerikan ve İngiliz birlikleri, çarpışma ile kenti düşüremeyince, ortaçağ kuşatma tekniklerini uyguluyorlar anlaşılan.
24 Mart 2003
Şok ve Dehşet yaratacağız dediler ve bunu yaptılar: Şok dehşet içinde bıraktılar hepimizi. Ve bu daha başlangıçtı! Ne zaman biteceğini eminim hiçbirimizin bilmediği kâbusun başlangıcı.
21 Mart 2003
Beklenmedik, tuhaf şeyler oluyor: Sezar, kılıcını kaldırıp ölüm fermanını açıkladı. Burası tamam, beklenir bir şeydi.
20 Mart 2003
Açık Site'nin 17 ay önceki ilk tefrikasında yazdığımız, ve bıkıp usanmadan yazmayı sürdürdüğümüz şey oldu: Irak'a istilâ saldırısı başladı. Saldırının başlaması, hiçbir şeyin sonu anlamına gelmediği gibi, tam aksine: İşimiz şimdi başlıyor! Hem dünyadaki hem de Türkiye'deki barış eylemcileri olarak.
19 Mart 2003
Bu, tarihte gerçekten korkunç bir an. Tanrısal güçlerin inayetiyle hareket ettiği izlenimini veren Washington şimdi şiddet kullanarak dünya halklarının haritalarını ve hayatlarını yeniden yapmaya koyuluyor.
18 Mart 2003
İmparatorundan dünyaya 3 buyruk düştü. Bir; Birleşmiş Milletler Teşkilâtı'na: Sen artık yoksun! İki; Irak'a: Sen 48 saat sonra yoksun! Üç; Türkiye'ye: 72 saat içinde bizim altımızda bu ölümcül ve karanlık maceraya girmezsen, para da yok, pul da. Üstelik parçalatılırsın... Yani, yoksun!..
17 Mart 2003
Atlantik Okyanusunun ortasında bir yerde Portekiz'e bağlı Azor adalarında ücra bir Amerikan üssünde Savaş Konseyi toplandı. Karar: Saldırı! "Yarın, dünya için hakikat ânı!" dedi Bay Bush. Aslında, karar burada alınmamıştı.
14 Mart 2003
Bush, Blair ve Aznar, biri büyük ikisi minik üç başlı yıkım canavarı, Azor adalarından birinde bu Pazar son savaş planlarını konuşmak için toplanıyor. Aynı gün, dünya insanları da binbir ülkede kendi aralarında ellerinde mumlarıyla toplanıyor.
13 Mart 2003
Hayat sanatı taklid ediyor ve Britanya Başbakanı Tony Blair, Blair Cadısı adlı dehşet filmine nazire yapıyor.
12 Mart 2003
İngiltere dahi bu işin içinde olmayacaksa, ki olmayabilir, Türkiye'nin de yeni Başbakanı ile birlikte bir de yeni tezkeresi olursa, ki olabilir, o zaman Türkiye, yeryüzünün en yalnız ülkesinin peşinde mitolojideki "ölüler ülkesi"nin kapılarından geçmeye girişen ikinci ülke olacak demektir.
11 Mart 2003
Yüce Başkan Bush'un, yaratıcı zekâsını dünyaya sergilemek üzere olsa gerek, sık sık kullanmaktan çok hoşlandığı bir "metafor" var: Irak diktatörü Saddam'dan bahsederken "sessiz sinema" oyununu oynadığını söylüyor onun. Zannımca, bu eğretileme ile, onun bütün dünyayı aldattığını söylemek istiyor.
10 Mart 2003
Olsun, ey okur, durum hiç de iç karartıcı değil! Tam aksine, müjdemiz var: Savaş rotası değişiyor. Dünya insanları, savaş zorbalarını zorda bırakıyor. Gün oluyor, devran dönüyor... Oxford'lu öğretim üyeleri, "rejim değişikliği" talep ediyor. Ama Bağdat'ta değil, Washington'da...
07 Mart 2003
ABD deniz piyadeleri sivil kıyafetlerle ve plakasız araçlarla, Kuveyt ile Irak arasındaki o 'silâhsızlandırılmış' sınır bölgesinde cirit atıyorlar. Soranlara, "Kuveyt'ten iznimiz var, bölgede çalışacağız," diyorlar.
06 Mart 2003
Türkiye'nin Washington'dan iyi haber alan kaynakları, "Washington'dan gelen bilgiler"e göre, ABD'nin istilâ saldırısının haftaya Çarşamba veya Perşembe günleri, yani 12-13 Mart'ta başlayacağını aktarıyorlar. (Tercüman).
05 Mart 2003
ABD'nin saplantılı yöneticileri, ünlü Brzezinski'ye "Biz ... müttefik ülkelere 'hizaya gir' komutları vererek... 1945'ten beri dünyada asla bu kadar tecrit olmamıştık.
04 Mart 2003
Yeryüzünün en büyük para ve güç merkezlerinin başlıca yayın organı olan -- ve elbette yönetim çekirdeği ile daima kolkola hareket eden -- Wall Street Journal gazetesi "şapşallaşmış" görünüyor. Türkleri "esrarengiz" bulmuş başyazısında. Yani "anlaşılmaz".
03 Mart 2003
Türkiye şaşırttı...
28 Şubat 2003
1 Mart 2003 Cumartesi. Duvarlarında "egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" yazılı yüce Meclis Cumhuriyet'i ilân ettiği günden bu yana en önemli kararını alacak bu gün. Hadi bir daha tekrar edelim: "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir." Alabildiğine basit, alabildiğine ağır bir cümle.
27 Şubat 2003
Bir ülkenin güvenliğini en üst noktada ilgilendirdiği şüphesiz olan savaşa katılma konusunda, o ülkenin güvenliğinden birinci derece sorumlu olan kuruluştan (adı üstünde Milli Güvenlik Kurulu'ndan) tek bir söz gelmemesi, ondan da kimsenin bu sözü sormaması ve sorunun doğrudan Meclis'in üstünde kalma
26 Şubat 2003
ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'in kendi adıyla anılan bir plan hazırladığı belirtiliyor. (Hürriyet, 7 Kasım 2001, Kasım Cindemir, Washington) Gazetenin, "Beyaz Saray ve Pentagon'a yakın kaynaklardan" edindiği bilgilere göre bu plan Ankara'ya "çeşitli unsurları" ile aktarılmış.
