Söz Yazarları: Jean-Loup Dabadie (I)

-
Aa
+
a
a
a

Bu haftaki programımızda; her biri bir film senaryosunu andıran şarkı sözleriyle tanınan Jean-Loup Dabadie’nin; Serge Reggiani, Michel Polnareff ve Juliette Gréco için kaleme aldığı parçalarını dinledik.

Jean-Loup Dabadie

27 Eylül 1938’de Paris’te dünyaya gelen Jean-Loup Dabadie'nin babası; Maurice Chevalier, Jean Sablon ve Les Frères Jacques ile çalışan şarkı sözü yazarı Marcel Dabadie, annesi ise İtalyan kökenli Maddalena Mennella idi. Çocukluğunu Grenoble’da büyükbabasının yanında geçirdi ve okuma-yazmayı burada öğrendi. Liseyi Grenoble ve Paris’teki okullarda bitirmesinin ardından Sorbonne’da edebiyat eğitimi aldı. 1957’de henüz 19 yaşındayken ilk romanı Les Yeux Secs’i, ertesi yıl da Les Dieux du foyer’yi yayınladı. Pierre Lazareff sayesinde gazeteciliğe başladı ve Candide ve Arts dergiler için yazdı. Philippe Sollers ve Jean-Edern Hallier ile birlikte Tel Quel dergisinin kuruluşuna katkıda bulundu. 1960’ların başında Guy Bedos ile birlikte birçok skece imza attı. Televizyonda Michèle Arnaud ve Jean-Christophe Averty ile çalıştı. 1967’de ilk tiyatro oyunu La Famille écarlate’ı sahneledi. Yine aynı yıl Serge Reggiani için yazdığı Le petit garçon’un büyük bir başarı elde etmesi onun aynı zamanda usta bir söz yazarı olarak görülmesini sağlayacaktı. 1966’da Reggiani’nin Dabadie’ye telefon edip kendisi için bir şarkı yazmasını istemesiyle başlamıştı parçanın hikâyesi. Jean-Loup o zamana kadar sadece Colette Deréal üç şarkı kaleme almış, bunlar da daha sonra Michele Arnaud tarafından kaydedilmişti. Serge’in buna rağmen ona güven duyması, Dabadie’ye büyük bir cesaret vermiş, o da böylece Le Petit garçon’u sadece birkaç saat içinde kaleme almıştı. Şarkıyla ilgili: "Herkesin başına gelebilecek bir şeyi olabildiğince sade şekilde anlatan bir hikâye aradım” ifadelerini kullanan Dabadie, annenin evi terk etmesinin ardından baş başa kalan bir baba ile küçük oğlunun öyküsünü anlatan parçayı, gelecekte kaleme alacağı birçok parça gibi üç dakikalık bir film senaryosu şeklinde tasarlamıştı. Ertesi gün aile dostları Jacques Datin tarafından müziğe uyarlanan sözler, kısa sürede herkesin diline dolanacak, Le petit garçon 1967 yazının en sevilen slowlarından birine dönüşecekti. Aynı zamanda Reggiani’nin de ilk hiti unvanını kazanan şarkı, kısa sürede radyoların da vazgeçilmezlerinden biri oldu. Yapımcı Jacques Canneti’nin kızı Françoise şöyle demiş parçayla ilgili: “Bu şarkı toplumdaki büyük bir değişimi de gözler önüne seriyor. 1965’te, kadınlar kocalarının ya da babalarının izni olmaksızın bir banka hesabı bile açamıyordu. Yasal haklarını elde eder etmez boşanma davaları açmaya başladılar. Bu şarkı kadının ve annenin özgürleşme sürecini anlatıyor.” 

Reggiani’nin 1971’in Ekim ayında piyasaya çıkan albümünde de Dabadie imzasını taşıyan üç parça vardı. Bunlardan en fazla dikkat çekeni ise L’Italien’di hiç şüphesiz. Reggiani’nin eşi Noëlle Adam, şarkının ortaya çıkış hikâyesiyle ilgili: ”Redon’daki bir yemek sırasında Sergio, Dabadie’ye göç eden bir İtalya’nın öyküsünü anlatan bir parça yazmasını önermişti” ifadesini kullanmış. Dabadie ise Jean-Dominique Brierre’e şöyle anlatmış bu hikâyenin devamını: “Otuz beş yıl boyunca, Serge’in bana yol gösterdiği tek şarkı bu oldu. Bir gün Redon’da makarna yiyorduk ve bana: “Sen benim annemi tanıyorsun, ben de senin annenin Napolili olduğunu biliyorum. Bana İtalya hakkında, köklerim hakkında, hayatımı anlatır gibi gözükmeyen ama aslında onu anlatan bir şarkı yazmanı istiyorum” dedi." Böylece ortaya: ”Benim, o İtalyan, biraz geç geldim biliyorum, on sekiz yıllık bir gecikme doğru, ama kibritlerimi ancak, Massachutets’in bir caddesinde buldum” sözleriyle evden kibrit almak üzere çıkıp ancak yıllar sonra geri dönen bir adamın hikâyesini anlatan L’Italien çıkmış oldu. Dabadie, Reggiani için yine bir film senaryosunu andıran bu parçayı yazarken, onun Fransa’ya tam anlamıyla entegre olamayan ve toplum tarafından kabul görmeyi hayal eden İtalyan göçmenlere özel, karma okulda geçen çocukluk yıllarını düşünüyordu belki de.

Yetmişli yılların ilk yarısından itibaren pek çok filmin senaryo yazarlığını da üstlendi Jean-Loup Dabadie. Bunlar arasında: Paul Guimard’ın aynı adlı romanından sinemaya uyarladığı 1970 tarihli Les choses de la vie (Hayat Bağları), başrollerinde Yves Montand ve Romy Schneider’ın yer aldığı Claude Sautet filmi César & Rosalie (Sen ve Ben) ve yine Claude Sautet’nin yönettiği; Yves Montand, Michel Piccoli, Serge Reggiani ve Gérard Depardieu’den oluşan dev kadroyu bir araya getiren Vincent, François, Paul et les autres'u (Sen, ben ve diğerleri) sayabiliriz. Yine yetmişlerin başında, Europe 1 radyosunun direktörü Lucien Morisse’in tavsiyesi üzerine, deyim yerindeyse kendi evreninden milyonlarca ışık yılı uzaklıktaki Michel Polnareff için de şarkı sözü yazmaya başlamıştı Dabadie. Polnareff’le ilgili: “Bu cehennem meleğinin gerçek mekânı gökyüzü. O, orada oturuyor. Ve gökyüzünde güneş, bulutlar, fırtınalar, yıldızlar, tüm renkler, tüm sesler, tüm gemiler ve tüm kuşlar yer alıyor. Michel Polareff orada evinde. O, gökyüzünün anahtarına sahip”. ifadelerini kullanacaktı sanatçı. Onunla çalışma süreci hakkında ise şöyle demiş Dabadie: “Michel’le çalışmaya gidiyordum. İşe ilk önce bilardo oynayarak başlıyorduk, havalı tüfeğiyle ateş etmesini izliyordum, bana yeni aldığı cihazları tutkuyla anlatmasını dinliyordum. Bana: “Sizin yazdıklarınızın benimkilerle ilgisi yok, benim ilgimi çeken de bu” diyordu." Böylelikle aralarında Holidays, Tous les bateux, tous les oiseaux, Né dans un ice-cream, La maison vide ve On ira tous au paradis’nin de yer aldığı birçok parçayı kaleme aldı Dabadie, Polnareff için. 1972’de piyasaya çıkan Holidays ile ilgili şunları anlatıyor sanatçı: “Michel bana bir gün bir kaset verdi. Kasetteki müzik büyüleyiciydi ve o da Fransızca ile İngilizceyi karıştırarak, yarım sesler ve kelime parçaları aracılığıyla mırıldanıyordu. Benden istediği, hoşuna gidecek görüntülerle ve kendi karakterine uygun kelimelerle örülmüş bir hikâye değildi. Daha çok, Fransızca ile İngilizcenin bu karman çorman cürufundan doğan sesler istiyordu. Bana sürekli "Falling days" kelimelerini tekrarladığı kaseti dinletirken  “Fransızca kelimelerinin de aynı tınıya sahip olmasını sağla” diyordu. Kendimi bir kez daha ışıkların söndüğü ve insanın durmadan merdiven otomatiğini aradığı o umutsuzluk koridorunda bulmuştum. Sonunda aklıma birden Fransızların da sık sık kullandığı “holidays” kelimesi geldi ve bu kelime üzerine, bir adamın uçağa bindiği ve yukarıdan yeryüzünü, denizi ve insanları izlediği sinematografik bir planı andıran bir hikâye yazdım. Hikâye tam da Michel’e göreydi; zira bir yandan uçaktan çok korkuyor, diğer yandan da gökyüzünün derinliğine karşı inanılmaz bir ilgi duyuyordu.” 

Dabadie’nin Polareff için kaleme aldığı kült şarkılardan biri de 1972’de piyasaya çıkan On ira tous au paradis (Hepimiz cennete gideceğiz) idi. Sokaktaki kalabalıkların hep bir ağızdan söyleyebileceği bir marşa uygun sözler yazmasını istemişti bu parça için Polnareff, Jean-Loup’dan ve parçanın, War is over ya da Give Peace a Chance gibi John Lennon’a özgü manifest şarkılara benzemesini arzu ediyordu. Bu amaçla, kaydın gerçekleşeceği gün, müzisyenler parçanın koro halinde söylenen kısımları için yoldan geçen insanları stüdyoya davet etti. Parça boyunca duyduğumuz, bir konser veya sokak gösterisi kaydını dinler gibi hissettiren sesler de onlara ait. Polnareff, bundan bir yıl sonra, 12 Ekim 1973’te, Fransa’da yaşadığı vergi problemleri yüzünden Michel Sardou’nun aynı adlı şarkısına da konu olan France gemisiyle Amerika’ya gitmek zorunda kalmıştı. Dört yıl sonra, 1977’de, New York’ta, 5.Caddedeki bir restoranda, terk etmek zorunda kaldığı Fransa’ya duyduğu özlemle, bir peçetenin üzerine birkaç nota karaladı ve bunları Dabadie’ye gönderdi sanatçı. Jean-Loup, Lettre à France (Fransa’ya mektup) adını alacak şarkının ilk taslağında, ismi France olan bir kadına seslenmeyi düşündü ve iki anlama birden gelebilecek bir mektup fikri çok hoşuna gitti zira bu pekâlâ sürgündeki bir kişinin ülkesine yazdığı bir mektup da olabilirdi. Michel de bu fikri onaylayınca: “Senden bu kadar uzak olduğumdan beri, sanki kendimden uzak gibiyim, ve usulca düşünüyorum seni, benden altı saat uzaktasın, ben senden senelerce uzağım, orada olmak işte böyle bir şey” sözleriyle başlayan Lettre à France ortaya çıkmış oldu. 1977’nin yaz aylarında yayınlanan parçanın yaklaşık üç yüz binlik bir satış rakamıyla büyük bir başarı elde ettiğini ve Polnareff’in ertesi yıl Fransa’ya dönüp vergi kaçırma suçlarından aklanmasına katkı sağladığını da hatırlatalım.

Jean-Loup Dabadie yetmişlerin ilk yarısında, Reggiani ve Polnareff dışında Régine, Marie Laforêt, Juliette Gréco, Dalida ve Mireille Mathieu gibi kadın vokaller için de şarkı sözü yazmıştı. Örneğin Les p’tits papiers ve La Grande Zoa gibi hit parçaların ardından repertuarını yenilemek isteyen Régine, altmışların sonunda ondan kendisi için şarkı yazmasını istemiş, Dabadie de bunun üzerine, Il m’a laissé deux cigarettes ve L’accident adlı şarkıları kaleme almıştı. L’accident (Kaza); yağmurlu bir Pazar günü, hızla giden kırmızı bir otomobil, geceyi delen bir ambülans sesi ve kendi kendine çalan bir piyano gibi öğelerle hızlı olarak oynatılan bir filmi andırıyor ve akıllara biraz senaryosunu Dabadie’nin kaleme aldığı Les choses de la vie filmini getiriyordu. Juliette Gréco için yazdığı 1974 tarihli Ta Jalousie’de ise yine bir kelime oyununa başvurmuş ve jalousie kelimesini hem kıskançlık hem de panjur anlamında kullanmıştı sanatçı. Bestesi Gérard Jouennest imzasını taşıyan bu tangoda: "İndir biraz kıskançlığını (ya da jaluzini), gölge yapıyor üzerime, artık hiçbir şey görmüyorum hayatımızda, çok karanlık her yer, bir düşünsene beni, ne kaldı şakalarımızdan geriye, aşklar böyle ölüyor herhalde” sözleriyle Gréco’nun eşsiz yorumu eşliğinde, kıskanç sevgilisinden bıkıp usanan bir kadının yakınmalarını aktarıyordu bize Dabadie.

Yukarıda saydığımız kadın vokallerin dışında Marcel Amont, Dominique Walter, Claude François ve Jacques Dutronc gibi erkek sanatçılar için de şarkı söz yazmıştı Dabadie yetmişlerin ilk yarısı boyunca. Claude François için kaleme aldığı bestesi Patricia Carli imzasını taşıyan 1972 tarihli Nina Nanna, doğal olarak akla ilk başta François'nın 1964'te kaydettiği Donna Donna'yı getiriyor. Antropolojik açıdan bakıldığında, iki parçanın kökeni benzerlik gösterse de içerik açısından ikisi aslında birbirinden oldukça farklı. Donna donna'nın Yiddiş dilindeki orijinali mezbahaya doğru giden bir buzağının hikâyesini anlatırken Patricia Carli & Jean-Loup Dabadie ikilisi Nina Nanna'nın ismi ve melodisi için, eski Akdeniz ninnilerinden ilham almış. Claude François, Donna donna'dan Nina Nanna’ya uzanan süreçte, ninnilere hep derin bir bağlılık duymuş. Ninniler onun için, içerdikleri uyum, sevgi, huzur ve güven duygusuyla insanı saran, sıcak, rahatlatıcı ve koruyucu bir anne kucağı anlamına geliyormuş. O yüzden tıpkı Donna donna'daki gibi bu parçada tekrarlanan “nina nanna” sözleri de çocukken kulağına fısıldanan ninnileri hatırlatmış ona. Dabadie'nin yazdığı sözlerde ise, şarkının kahramanı yaşadığı bir ayrılık sonrasında karanlıkta otururken annesinin onu kollarına alıp söylediği bu ninniyi hatırlıyor ve bunun hayatındaki ilk aşk şarkısı olduğunu söylüyor.

Kaynaklar:

- 1001 histoires secrètes de chansons, Fabien Lecœuvre, Editions du Rocher, 2017

- Jean-Loup, tant d'amour, Véronique Dabadie & Françoise Piazza, L'Archipel, 2024

- Claude François - L'intelligence populaire en chansons, Olivier Delavault, Editions du Rocher, 2023 

Şarkıcı / YorumcuParça AdıAlbüm AdıSüre
Serge Reggiani Le vieux couple Le vieux couple 4:06
Serge Reggiani Le petit garçon 12 succès originaux 3:40
Serge Reggiani Hôtel des voyageurs 100 Plus Belles Chansons 3:39
Serge Reggiani L'Italien 100 Plus Belles Chansons 3:57
Isabelle Boulay T'as l'air d'une chanson Merci Serge Reggiani 4:01
Michel Polnareff Holidays Nos maux d'amour 3:18
Michel Polnareff Né dans un ice-cream Polnareff's 3:21
Michel Polnareff On ira tous au paradis Best of 2003 4:33
Michel Polnareff Lettre à France Coucou Me Revoilou 4:50
Régine L'accident Les 50 Plus Belles Chansons 2:37
Juliette Gréco Ta Jalousie La chanson des vieux amants 2:04
Claude François Nina Nanna Le chanteur malheureux 2:24