Uydu verilerine dayanan bir çalışma, 2025 yılında devasa boyutlarda metan sızıntısı yaşandığını ortaya koydu. Petrol ve gaz tesislerinden çıkan bu aşırı kirletici metan bulutları, iklim üzerinde çok güçlü bir ısınma etkisine sahip. Ancak çoğu zaman bu sızıntılar kötü bakım koşullarından kaynaklanıyor ve aslında kolay şekilde giderilebiliyor. Araştırma, her biri kömürle çalışan bir elektrik santralına eşdeğer küresel ısınma etkisi yaratan onlarca mega sızıntı tespit etti. Mega sızıntılar dünyanın farklı bölgelerinde görülse de, Los Angeles’taki Kaliforniya Üniversitesi’ne (UCLA) bağlı Stop Methane Project tarafından hazırlanan ilk 25 listesine Türkmenistan’daki tesisler damga vurdu.
Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı yaptığı açıklamada, kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nın neredeyse tamamen kapanması ve Kızıldeniz’deki trafiğe yönelik artan risklerin, enerji, yakıt ve gübre maliyetlerini halihazırda artırdığını ve Orta Doğu’nun ötesinde açlığı derinleştirdiğini belirtti. Açıklamada, bunun akut gıda güvensizliği yaşayan insan sayısını 363 milyona çıkarabileceği ve 2022’de Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından yaşanan açlık seviyelerini aşabileceği belirtildi. Dünya Gıda Programı (WFP) Genel Müdür Yardımcısı ve Baş Operasyon Sorumlusu Carl Skau, “Bu çatışma devam ederse, küresel çapta şok dalgaları yaratacak ve halihazırda bir sonraki öğününü karşılayamayan aileler en ağır şekilde etkilenecek” dedi. Gıda sistemimizin petrol ve suni gübreye dayalı olması esas problem Hürmüz boğazı değil ve bu nedenle belki de küresel gıda krizinin çözümü başka yerde mesela yerel gıda ekonomilerini ve yeterliliği güçlendirmekte yatıyor.
Arjantin Katolik Üniversitesi tarafından yürütülen ve The Lancet Global Health'te yayımlanan araştırma, küresel ısınmanın 2050'ye doğru yalnızca çevreyi değil, insan sağlığını ve ekonomiyi de ağır biçimde etkileyeceğini ortaya koydu. Çalışmaya göre aşırı sıcaklıklar her yıl 470 bin ile 700 bin arasında erken ölüme yol açabilir. Bilim dünyası, önümüzdeki 25 yıla ilişkin en kapsamlı iklim projeksiyonlarından birini paylaştı ve küresel ısınmanın insan ömrü ve dünya ekonomisi üzerindeki etkilerine dikkat çekti. 156 ülkeden 20 yıllık verilerin incelenmesiyle oluşturulan modelleme, aşırı sıcaklara bağlı ölümlerin önümüzdeki dönemin en büyük risklerinden biri olduğunu ortaya koydu. Cumhuriyet'in aktardığı araştırmaya göre, aylık ortalama sıcaklığın 27,8 santigrat dereceyi aşması, insan sağlığı açısından kritik eşik olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, bu seviyenin aşılması halinde kardiyovasküler sistem üzerinde ciddi baskı oluştuğunu ve dış mekândaki fiziksel aktivitelerin ölümcül risk taşıyabildiğini belirtti. Projeksiyona göre 2050'den itibaren aşırı sıcaklıklar her yıl 470 bin ile 700 bin arasında insanın erken ölümüne yol açabilir.
COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Ankara’da Avrupa Birliği Delegasyonu ve üye ülkelerin büyükelçilerine, Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği sürecine ilişkin bilgi verdi. COP31’in ev sahibi ve başkanı olan Türkiye’nin diyalog, uzlaşı ve aksiyon temel ilkeleri üzerine 9 öncelik alanı belirlediğini anlatan Bakan Kurum, Türkiye’nin AB uyum çalışmalarına değindi, COP sürecinde AB ile iş birliğinin önemine dikkat çekti. Büyükelçilere detaylı bir sunum yapan Bakan Kurum, “Bugün iklim rejiminin önündeki en temel sorun, hedef eksikliğinden ziyade uygulama açığı. Bu nedenle COP31 vizyonumuzu ‘Uygulama COP’u’ üzerine inşa ediyoruz. Çünkü biz, iklim krizi için artık ‘sıfır tolerans’ noktasında olduğumuzu biliyoruz” ifadelerini kullandı.
'Sıfır Atık Projesi' kapsamında 8 Aralık 2022’de 'Sıfır Atık Eğitim ve Simülasyon Merkezi' açıldı. Altındağ Belediyesi tarafından kurulan Türkiye'nin ilk Sıfır Atık Okulu'nda, öğrenciler çevre dostu uygulamalar konusunda bilinçlendirilirken; atıkların kaynağında ayrıştırılmasının önemi uygulamalı olarak anlatılıyor. Öğrencilerin yaş gruplarına göre hazırlanan eğitimlerde oyunlar, sergi alanı gezileri ve kompost çalışmaları ile çevre bilincinin kalıcı hale getirilmesi hedefleniyor. Okulu bugüne kadar 2,5 milyon kişi ziyaret ederken 40 bin öğrenciye de çevre eğitimi verildi. Sıfır Atık Eğitim ve Simülasyon Merkezi Sorumlusu Neslihan Akça, merkezin açıldığı günden bu yana yoğun ilgi gördüğünü belirtti.
Birgün Ege’de yer alan habere göre, Yaşam savunucularının, Muğla’nın Fethiye ilçesine bağlı Nif, Yayla Koru ve Karanfilli Yaylası’nda yapılmak istenen krom ocağı projesine karşı başlattığı hukuki mücadelede mahkeme kararını verdi. Projeye verilen çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) gerekli değil kararının iptali talebiyle açılan dava, Muğla 1. İdare Mahkemesi tarafından Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere reddedildi. Kararında madencilik faaliyetlerinde kamu yararı bulunduğu, tesisisin kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesislerden olmadığı ve zeytinliklere üç kilometre uzaklıkta olduğu gerekçelerine yer verdi. Krom ocağının kapalı işleme yöntemi ile faaliyet göstereceği belirtilen kararda, çevre kirliliğine yol açabilecek atık ve artıkların zararsız hale getirilmesine yönelik önlemlerin proje kapsamında yer aldığı söylendi.


