Rotterdam Limanı, De Slufter tarama deposunda 96 MW’lık devasa bir yüzer güneş enerjisi santrali kurma çalışmalarına devam ediyor. Sun Float Power konsorsiyumu tarafından geliştirilen proje, 2027 yılına kadar yıllık yaklaşık 87 GWh temiz enerji üretmeyi hedefliyor. Bu tesis, benzersiz bir şekilde, yoğun ulusal şebekeyi atlayarak yerel endüstriye doğrudan enerji sağlayacak. 80 hektarlık bir alana yayılan tesis, Avrupa’nın en büyük yüzer fotovoltaik sistemlerinden biri olacak ve Hollanda hükümetinin devlet arazilerini sürdürülebilir enerji üretimi için yeniden kullanma ve bölgesel karbon ayak izini önemli ölçüde azaltma girişimini destekleyecek.
İspanya’da bireysel ve endüstriyel enerji depolama sistemleri, 2025 yılında yüzde 119’luk rekor bir büyüme kaydederek ülkenin enerji dönüşümünde kritik bir rol oynamaya başladı. APPA Renovables tarafından hazırlanan rapora göre, yıl boyunca kurulan 1.214 megavatlık yeni öz tüketim kapasitesiyle toplam kurulu güç 9.590 megavata ulaşırken, şebeke kısıtlamaları nedeniyle ciddi oranda potansiyel enerji israfı yaşandı. Depolama çözümlerinin artık tamamlayıcı bir unsurdan stratejik bir zorunluluğa dönüştüğü vurgulanan raporda, sektörün sürdürülebilirliği için vergi teşvikleri ve idari düzenlemelerin hızla hayata geçirilmesi gerektiği ifade ediliyor.
İtalya, 2025 yılında güneş enerjisi kapasitesini 6,4 gigavat (GW) artırarak toplam kurulu gücünü 43,5 GW seviyesine taşıdı. İtalyan şebeke operatörü Terna ve Italia Solare tarafından paylaşılan verilere göre büyük ölçekli santrallerdeki büyüme trendi devam etti. Konut ve ticari segmentlerdeki yavaşlamaya rağmen, özellikle yılın son çeyreğinde devreye alınan dev projeler sayesinde ülke, yenilenebilir enerji hedefleri doğrultusunda önemli bir eşiği geride bırakmayı başardı.
Uzay tabanlı güneş enerjisi (SBSP), Avrupa’nın net sıfır hedeflerini aşmasına ve 2050 yılına kadar iki katına çıkması beklenen enerji talebini karşılamasına yardımcı olacak dönüştürücü bir çözüm olarak ortaya çıkıyor. Araştırmacılar, yüksek yörüngeye devasa uydu filosu yerleştirerek kıtanın kara tabanlı yenilenebilir enerji kaynaklarına olan bağımlılığını %80 oranında azaltabileceğini öne sürüyor. Yüksek başlangıç araştırma maliyetleri ve güvenlik endişeleri devam etse de, yeniden kullanılabilir roket teknolojisindeki gelişmeler, uzaydan elde edilen sürekli enerjinin geleceğini giderek daha uygulanabilir hale getiriyor. Uzmanlar, bu sistemlerin 2040 gibi erken bir tarihte karasal enerji kaynaklarıyla maliyet açısından eşdeğer veya daha düşük hale gelebileceğine inanıyor.
İspanya’nın Seville Malzeme Bilimi Enstitüsü’ndeki (ICMS) araştırmacılar, hem güneş ışığından hem de yağmurdan elektrik üretebilen çığır açan bir hibrit güneş hücresi geliştirdiler. Perovskit güneş hücresi üzerine özel bir ince film uygulayarak, ekip yağmur damlalarından enerji elde etmek için triboelektrik enerjiyi kullanan bir cihaz geliştirdi. Bu yenilik, kötü hava koşullarında güneş panellerinin geleneksel sınırlamalarını ortadan kaldırarak, yoğun bulut örtüsü veya sık yağışların olduğu bölgelerde bile IoT cihazları ve çevre sensörleri için güvenilir bir güç kaynağı sunuyor.
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin Alpu Termik Santralı projesine karşı yürüttüğü hukuk mücadelesinde bir büyük kazanım daha elde edildi. Bursa Bölge İdare Mahkemesi, Danıştay’ın bozma kararına uyarak, verimli tarım arazilerinin enerji üretim alanı olarak kullanılmasına izin veren işlemleri iptal etti. Eskişehir’in Tepebaşı ilçesinde yer alan Sepetçi ve Margı mahallelerindeki tarım arazilerinin, Alpu Termik Santralı, ek tesisleri ve kül depolama sahası olarak kullanılmasına yönelik verilen “tarım dışı kullanım” izinlerine karşı açılan davada mahkeme, bölgenin tarımsal bütünlüğünün korunmasına hükmetti. Mahkeme kararında, projenin en temel dayanaklarından biri olan “ÇED Olumlu” kararının daha önce yargı yoluyla iptal edildiği ve bu iptalin kesinleştiği hatırlatıldı. Çevre Kanunu ve ilgili yönetmelikler uyarınca; hukuken geçerli bir ÇED kararı bulunmayan bir projenin hayata geçirilemeyeceği, dolayısıyla bu projeye istinaden verilen tarım dışı kullanım izinlerinin de uygulama kabiliyetinin kalmadığı vurgulandı. Konuyla ilgili sosyal medya hesabından açıklama yapan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce “Alpu Ovası’nı korumak için yürüttüğümüz hukuk mücadelesinde bir önemli kazanım daha elde ettik. Tarımın, doğanın ve yaşamın yanında durmaya, kentimizin geleceğini kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi Doğa Hakları ve Çevre Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, Genel Merkez’de düzenlediği basın toplantısında, orman alanlarının sınır dışına çıkarılmasına olanak tanıyan düzenlemelere tepki gösterdi. Orman Kanunu’ndaki Ek-16 maddesinin yürürlükten kaldırılması için TBMM’ye kanun teklifi sunduklarını belirten Rızvanoğlu, “Bu ülkenin ormanları arsa değil” dedi. Rızvanoğlu, şu açıklamalarda bulundu: “Resmî Gazetede bir Cumhurbaşkanı kararı yayınlandı. Bu karar tam 21 ili kapsıyor. Bu kararla yaklaşık 4 milyon 800 bin metrekare alanı, bir çırpıda, bir gecede orman dışına bırakıyor. Evet, aynen bir gecede ve tek bir imzayla. Anayasa 169. Madde çok açık, devlete net bir ödev yüklüyor. Diyor ki; ‘Ormanları koruyacaksın ve genişleteceksin.’ Peki, biz sahada ne görüyoruz? Koruma kalkanının her gün biraz daha aşındırıldığını görüyoruz. Orman sınırlarının sistematik bir şekilde daraltıldığını görüyoruz” dedi.


