Kaynak yokluğu

-
Aa
+
a
a
a
Gezegenin Geleceği: 16 Şubat 2026
 

Gezegenin Geleceği: 16 Şubat 2026

podcast servisi: iTunes / RSS

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, İtalya ve Afrikalı ortaklarının son görüşmelerinde kıtanın borç yüküne odaklandıklarını ve Roma’nın aşırı hava olaylarından etkilenen ülkelere geri ödemeleri askıya alma şansı sunduğunu söyledi. Addis Ababa’da düzenlenen ikinci İtalya-Afrika toplantısının kapanışında konuşan Meloni, “Bugün bir kez daha Afrika için çok önemli olan bir konuya, yani borç meselesine odaklandık” derken şöyle devam etti: “Ortak kalkınma projeleri için borç dönüşümüne yönelik geniş kapsamlı bir girişim başlattık. Buna ek olarak, aşırı hava olaylarından etkilenen ülkeler için borç erteleme maddelerinin getirilmesini de öngörüyoruz.” Önerilen askıya alma mekanizmasının nasıl işleyeceği veya hangi devletlerin bunu benimseyebileceği konusunda ayrıntı vermedi. İtalya, özellikle Roma’nın enerji, tarım ve altyapı alanlarında uzun vadeli ortaklıklar kurmayı hedeflediğini söylediği “Mattei Planı” aracılığıyla, Afrika ülkeleriyle işbirliğini dış politikasının temel taşlarından biri haline getirdi.

Geçen ay İsviçre’nin Davos kasabasında, siyasi liderler ve milyarderler "küresel sorunları çözmek" iddiasıyla bir araya geldiler. Greenpeace Türkiye, toplantı ile ilgili “Yayınladığımız son rapor, Davos semalarında tam bir "ikiyüzlülük trafiği" olduğunu gösteriyor. Geçen yıl sadece bir hafta içinde 700’den fazla özel jet iniş-kalkış yaptı. Bir milyarderin tek bir uçuşta atmosfere saldığı karbonu, sen veya ben yıllarca çalışsak, yaşasak, üretsek bile bir araya getiremeyiz. Ama asıl mesele sadece jetler değil. Oxfam’ın toplantı günlerinde yayınladığı "Zenginlerin Hakimiyetine Direnmek" raporu, karşı karşıya olduğumuz tabloyu çok daha net özetliyor: Dünyanın en zengin %1’i, 2026 yılı için kendilerine düşen karbon bütçesini daha yılın ilk 10 gününde tüketti. Türkiye’de maaşın daha cebine girmeden eriyorsa, marketteki etiketler can yakıyorsa, en temel ihtiyaçlarında bile yüksek vergiler ödüyorsan; nedeni "kaynak yokluğu" değil. Neden; kirletenin ödemediği, zenginin paylaşmadığı, yükün tamamen bordrolu çalışanın ve halkın sırtına yıkıldığı bu sistem” açıklaması yaptı. 

Avrupa Birliği genelinde güneş enerjisi üretimi 2025 yılında rekor kırarak toplam elektrik ihtiyacının yüzde 13’ünü karşılamayı başardı. Enerji düşünce kuruluşu Ember tarafından yayımlanan rapora göre, güneş ve rüzgar enerjisinin toplam payı tarihte ilk kez fosil yakıtları geride bırakarak yüzde 30 seviyesine ulaştı. Son dört yıldır yıllık yüzde 20’nin üzerinde büyüme sergileyen güneş enerjisi, üretim kapasitesini 2020 yılına göre iki katından fazla artırdı.

Kanada’daki Western Üniversitesi araştırmacıları tarafından yürütülen kapsamlı bir çalışma, tarım ve güneş enerjisi üretimini aynı arazide birleştiren tarımGES sistemlerinin küresel gıda ve enerji güvenliği için devrim niteliğinde bir çözüm sunduğunu ortaya koydu. 2018-2024 yılları arasındaki verileri analiz eden bilim insanları, bu sistemlerin dünya çapında yaygınlaşması durumunda yıllık tarımsal verimin 1,8 milyar ton artabileceğini ve küresel ekonomiye 1 trilyon dolardan fazla ek gelir sağlayabileceğini öngörüyor.

Güneş enerjisi teknolojilerinde devrim yaratması beklenen perovskit güneş hücrelerinin en büyük sorunu olan oksijen kaynaklı bozulma, deniz biyolojisinden ilham alan yenilikçi bir yöntemle çözüldü. Güney Koreli araştırmacılar, ahtapot ve kalamar gibi deniz canlılarında bulunan doğal bir antioksidan olan taurin molekülünü kullanarak güneş hücrelerinin ömrünü ve verimliliğini önemli ölçüde artırmayı başardı. Umalım, bunu sentetik olarak üretiyorlardır; şimdi ahtapotlar ve kalamarlar için endişelendim.

Almanya’daki Fraunhofer Seramik Teknolojileri ve Sistemleri Enstitüsü (IKTS), ağaçlarda bulunan doğal bir polimer olan lignini kullanarak yenilikçi bir sodyum iyon batarya geliştirdi. Kağıt endüstrisinde genellikle atık olarak yakılan lignini yüksek performanslı sert karbon elektrotlara dönüştüren araştırmacılar, lityum ve kobalt gibi pahalı metallere olan bağımlılığı azaltmayı hedefliyor. Çevreci ve düşük maliyetli bu yeni teknoloji, özellikle yerel kaynakların kullanımı ve yüksek geri dönüşüm potansiyeliyle sürdürülebilir enerji depolama çözümlerinde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. Bu yöntemle, madencilik faaliyetleri gerektiren ve lojistik zorluklar barındıran lityum, nikel ve kobalt gibi metallerin kullanımı minimize ediliyor. Henüz geliştirme aşamasında olan bu sodyum iyon bataryaların, özellikle düşük güç gereksinimi duyan sabit veya mobil depolama alanlarında kullanılması öngörülüyor. Saatte maksimum 45 kilometre hıza sahip mikro araçlar ve hızlı şarjın kritik olmadığı forklift gibi depo araçları için bu teknoloji ideal bir çözüm sunuyor. Güvenli yapısı ve lityum bazlı sistemlere göre çok daha kolay geri dönüştürülebilmesi, lignini geleceğin enerji ekosisteminde stratejik bir bileşen haline getiriyor.

Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy’de bulunan Akbelen Ormanı çevresindeki yedi köyde yer alan 679 parselin acele kamulaştırılmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararına köylüler tepki gösterdi. Karar kapsamında zeytinliklerin de bulunduğu tarım arazilerinin linyit madeni sahasına dahil edileceği belirtildi. Traktörleriyle yollara dökülen köylüler, kamulaştırma kararına tepki gösterirken, arazilerin büyük bölümünün verimli tarım alanı ve zeytinlik olduğunu ifade etti. Bölge sakinleri, kararın hayata geçmesi halinde köylerin yok olma riskiyle karşı karşıya kalacağını belirtti.