Dinleyicilerimizden
Merhaba, ben Erdem Uçar.Amerika'da doktora öğrencisiyim. Şunu merak ediyorum, Çarşambaları (Türkiye saati ile) öğle saatinde Muammer Ketencoğlu'nun yaptığı Tuna'nın Beri Yanı adlı programınızın hiç tekrarı oluyor mu? Benim bildiğim kadarı ile yok maalesef. Ben Amerika'da yaşıyorum ve saat farkı yüzünden maalesef takip edemiyorum o güzel programınızı.
Sevgili Açık Radyom,
Hiç kulağımdan düşürmediğim sizler sayesinde yanlız olmadığımı akıldaşlık yaparak, ruhdaşlık yaparak hissettiriyorsunuz. İşte, evde hatta sokakta ve arabada yanımdasınız üstelik yıllardır böyle. Çocuklarım (şimdi yetişkinler) her ikisi de Açık Radyo hayranı.
Sağolun yolunuz açık olsun.
Sevgiler.
Açık Radyo’ya selamlar;
İyi-kötü “başımızı sokacak” bir evimiz var. Sizin de başınızı sokacak bir eviniz olsun. Yanlız seneye “araba lazım”, Sonraki sene “tekne lazım” demeyin, onlar bizde de yok.
Kolay gelsin...
Merhabalar,
Kendi dünya görüşünü, sanat anlayışını gönüllülerinin katılımı ile sürdürme özgürlüğüne ve sorumluluğuna sahip bir radyomuz var.
Bireysel görüşümü, insani değerlerimi paylaşabildiğim bir ortam benim için Açık Radyo. Tek olmadığımı, benzer düşünen kişilerin varlığını bilmemi sağladı bu herşeye açık olan radyo.
Benden öte “biz” diyebildirdi.
Merhaba,
Açık Radyo ile 2004'te İstanbul'a taşındığımızda tanıştım. Ve hemen çok sevdim. Her zaman, her ortamda, nerede olursam olayım dinlemeye çalıştım hep. Ama hayatımın iki döneminde çok önemli oldu Açık Radyo. Bunları paylaşmak istedim sizinle.
Sanırım 2000 yıllarının sonunda dayımın Tipo'suyla işe giderken sabah Ömer Madra'nın Açık Gaste'si ile tanıştım Açık Radyo ile. Deniz'in Bozcaada'dan yayınları, Ketencoğlu'nun balkanları evimize getirmesi, Avi'li Açık Gasteler, Cuma adlı adamlar, İlksen'li Açık Dergiler, Sinefil'e kulak kesmeler, Didem'li arşivler...
Sevgili Açık Radyo Halkı,
Her sene olduğu gibi bu sene de radyomuza destek olmak beni çok mutlu etti. Yalnız bu sene biraz geç kaldım, bu gecikme için sizden özür diliyorum, neyse ki şenlik bitmeden yetişebildim J
Hepinize Merhaba,
Beyoğlu'nun göbeğinde yaşar ve çalışırken şehir hayatını noktalayıp yurdum topraklarında gezinmeye başladım. Önce Çanakkale-Küçükkuyu sonra Kaş şimdi de Sinop'ta yaşıyorum.
Sevgili Açık Radyo,Tabi ki listede varım, varız ve hep olucaz, ayrıca alınan sonuçtan son derece memnunuz, bu sayede sesimizi dünyaya hiç engelsiz duyurmaya devam edebileceğiz. Açık Radyolu olmaktan son derece mutluyum, bu korkunç dünyadaki, bütün olumsuzlukları bir süreliğine unutabilmek ve Açık Radyo'da sadece bir kişinin sesi olabilmek gerçekten çok önemli...
Merhabalar,
Sene 2007 idi. Ben 'au pair' olarak İngiltere'deydim. İngilizce öğrenmeye çabalaken kendime verdiğim tek izin Türkçe kitap okumak ve kütüphanedeki bir saatlik internet kullanımı hakkımı Açık Radyo dinleyerek değerlendirmekti.
O zaman dilin, dil ile insan ilişkisinin ne olduğunu anlamakla kalmayıp, yüreğimde hissetmiştim.
