Dünyanın pek çok yerinde yaşamın sınırları zorlanıyor; güç, denetim ve korku üzerinden yeniden kurulmak isteniyor. Tam da bu yüzden, adalet duygusu toplumlar için yeniden ortak bir mücadele ve umut alanı olarak belirebilir.
Ufuk Turu’nda Ahmet İnsel, küresel ölçekte sertleşen otoriterleşme dalgasına uzanan kaotik dünya manzarasına mercek tutarken; Fizan Ekspresi’nden Milat Bülent Kılıç ise dünyanın gözünü çevirdiği İran’daki son gelişmeleri yazılarıyla analiz ediyor.
Web sitesinden…

Ekonomi Politik’te, Türkiye’nin IŞİD’le yüzleşme biçimini; geçmiş katliamlar, uyuyan hücreler, yargı süreçlerindeki görünmezlik ve uluslararası raporlar ışığında ele aldık.
Barışa Bir Şans’ta, Halep’te SDG ile Şam yönetimi arasında tırmanan çatışmaları, ateşkese giden süreci ve Türkiye’de “terörsüz Türkiye” tartışmalarıyla bağlantılı siyasi açıklamaları medya dili, KCK’nin çıkışı ve Ankara’dan gelen mesajlar eşliğinde konuştuk.
Kültürel Miras ve Koruma: Kim İçin? Ne İçin?’de, Roma (Bizans) döneminin nadir açık sarnıç örneklerinden Aetius Sarnıcı’nda yürütülen inşai müdahaleleri; ICOMOS Türkiye Milli Komitesi Yönetim Kurulu Başkanı, inşaat mühendisi ve koruma uzmanı Umut Almaç ile Europa Nostra Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı, arkeolog Yiğit Ozar’ın katılımıyla, spor alanı ihtiyacı ile kültürel mirasın bütüncül korunması arasındaki gerilim ve alandaki geri dönüşsüz riskler üzerinden tartıştık.
İklim Kuşağı Konuşuyor’da, iklim krizini yalnızca çevresel bir sorun olarak değil, iktidar, servet ve eşitsizlik ilişkileri üzerinden ele alırken; kimin kirlettiğini, kimin karar aldığını ve bedeli kimin ödediğini verilerle ortaya koyduk.

Antroposen Sohbetler‘de, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nde İklim Değişiminin Biyolojik Etkileri dersinin içinden öğrencilerle birlikte çizilmiş bir haritaya kulak verirken; altı farklı çalışma, altı farklı ses ve ortak bir soruya cevap aradık: İklim değişimi dediğimizde gerçekte neyi kaybediyor; neyi dönüştürüyoruz?
Açık Bilinç‘te, Prof. Dr. Slobin ile Türkçenin psikolinguistik dünyasındaki yolculuğuna ve kuşaklar boyu süren araştırma geleneğinin başlangıcına tanıklık ettik.
Sakat Muhabbet‘te, Mardin Artuklu Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden Murat Küçük, Özgür Aksu ve Ahmet Vedat Karakaş ile sakatlığı bireysel bir durumdan çok toplumsal bir mesele olarak ele alırken; sağlamcılık, erişilebilirlik ve kapsayıcılık kavramlarını akademik çalışmalar ve kişisel deneyimler üzerinden değerlendirdik.
Öte yandan

Açık Gazete ekibinin gündem odaklı önerdiği makale ve analizlerden oluşan okuma önerilerine ulaşmak için internet sitemizi ziyaret edebilirsiniz.
"Artık İstanbul'u Tanımıyorum"

Apaçık Radyo'nun YouTube serisinde Tilbe Saran, sahneye ilk çıkışındaki "deprem oluyor sandım" dedirten heyecanını ve bu heyecanın nasıl bir tutkuya dönüştüğünü anlatıyor; teknolojinin ve yapay zekânın sanata etkilerini, Afife oyunundaki deneyimlerini, Ermeni tiyatro ustalarına olan saygısını ve "kalan son İstanbul" olarak tanımladığı Burgazada sevgisini paylaşıyor.
Haftada bir saat de olsa 'Dünyayı Değiştir'

Apaçık Radyo, ilki 25 yıl önce düzenlenen program yarışmasını yeniden hayata geçiriyor. Bu kez, o gün mikrofon başına davet edilen gençlerden bir sonraki kuşağı “Açık Alan” kapsamında oyuna çağırıyor.
Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan: Bildiğiniz tiyatro oyunları gibi değil

Açık Dergi'de İranlı yazar Nassim Soleimanpour’un İstanbul’da 40 gün boyunca, her seferinde başka bir oyuncu tarafından ve yönetmensiz sahnelenen Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan adlı oyununu Nisan Ceren Özerten ile konuştuk.
'Doğu Hollanda Techno'suna Balans Ayarı: De Link

Login'den Christopher Çolak, Nijmegen merkezli prodüktör Darko Esser’in Jeroen Snik (Cadans) ile birlikte başını çektiği ve iki plak halinde Balans Records etiketiyle yayımlanacak ‘De Link’ projesi üzerine bilgi verdi.
Haftanın kitabı

Haftanın Kitabı’nda, İskandinavya’nın 'mutluluk' mitiyle anılan bugünkü halinin ardındaki tarihsel süreci, Kısa İskandinavya Tarihi ve Viking Çağı kitapları üzerinden okuduk.
Haftanın karikatürü

Açık Gazete'nin köşelerinden Haftanın Karikatürleri'nde Mr. Fish'in çizimi haftanın karikatürü olarak seçildi.
Haftanın sözü

“Trump yönetimi, tüm otoriter devletlere özgü o tanıdık terör mekanizmasını pekiştiriyor. Şimdi direnmeliyiz. Eğer beklersek, çok geç olacak.” — Ödüllü ve deneyimli savaş muhabiri, düşünür ve aktivist Chris Hedges, ABD'de hızla yükseldiği gözlenen faşizm dalgası karşısında direnişin kolektif olmak zorunda olduğunu, yalnızca bireysel hakların değil, ekonomik, sosyal ve siyasal hakların da savunulmasının şart olduğunu, ticaretin ve devletin işleyiş mekanizmasını aksatacak şekilde örgütlenmesi anlamına geldiğini vurguluyor. Fazla zamanımız olmadığı konusunda da önemli bir uyarıda bulunuyor. (ScheerPost)
Apaçık Radyo podcast
